Bir fosil bilimcisi olan Kate Lloyd (Mary Elizabeth Winstead) hayatının en önemli araştırmasını yapmak için Antartika'nın izole edilmiş bir bölgesine gider. Burada bir Norveçli bilimadamlarından oluşan bir araştırma grubuna katılan Kate, milyarlarca yıldır buzun altında donmuş olarak kalan bir organizma keşfeder. Fakat artık yaratığın uyanma vakti gelmişti.
Gerçekleştirilen basit bir deney esnasında buzu kırıp canlanan yaratık ekibin elinden kaçar. Bilimadamlarının başı olan Dr. Sander Halvorson araştırmaya devam etmekte inat ederken, Kate ekibin helikopter pilotu Carter (Joel Edgerton) ile beraber hareket ederek yaratığın herkesi öldürmesini engellemeye çalışır. Bu boş ve terk edilmiş geniş arazide dokunduğu her şeye bürünebilen uzaylı yaratık, insanları da birbirine düşürecektir....
Hollandalı sinemacı Matthijs van Heijningen Junior'ın ilk yönetmenlik çalışması olan The Thing, 1982 tarihli John Carpenter klasiği olan aynı adlı filmin başlangıç hikayesini beyazperdeye taşıma amacında. Başrollerde ise Mary Elizabeth Winstead ve Joel Edgerton yer alıyor...
Gösterim Tarihi
14 Ekim 2011
Yapım
2011
Oyuncular
Mary Elizabeth Winstead, Adewale Akinnuoye-Agbaje, Eric Christian Olsen, Joel Edgerton, Ulrich Thomsen, Jonathan Walker, Trond Espen Seim, Carsten Bjørnlund, Kim Bubbs, Jan Gunnar Røise, Henrik Hoff, Stefen Rollpiller, Jo Adrian Haavind, Dan
Tür
İzlenme
4980 kez izlendi
Etiketler
Yorum Yap
-
Teşekkürler, yorumunuz inceledikten sonra eklenecektir.
caner 13.01.2012 02:29
- 1982 deki ilk filmini izlemedim ama sinemada bu filmini izlemiştim filmin başındaki merak duygusu geçince adeta film battı bana kalırsa daha iyi bir kurgu ile çekebilirlerdi çok kötü diyemem ama 2.defa izlenebilicek bir filmde değildi bence 10/4.9
DELİOĞLAN 12.01.2012 00:53
- Babacım bnim kadar filmden anlayan bi insan daha yoktur şu dünyada ;) Filmi sadece yöneten oynayanlar çekim süresi yapılan reklam gibi vsleri inceleyerek çoğu siteye yorum yazarım bloğumda var nese beni buralarda artık çok grceksiniz... site hoşuma gitti yorumlarımıda esirgemicem henüz filmi izlemedim :))
Anarchy06 23.12.2011 13:20
- Yorumumda kabalık felan yok gayet düzgün bir dille eleştirdim eleştirilmesi gerekenleri. Burda sokak ağzıyla konuşmuyoruz. Ayrıca bu film ilk başta 1982 filminin yeniden çevirmesi olacaktı ancak karar değiştirilmiş ve o filmin öncesini anlatan birşey yapılmış. Hani "aylak" arkadaş yazmış ya sen anlayamamışsın diye burdan ona sesleniyorum sana kaç tane fark yazarım burda. 1.si 82 filminde ABD bayrağı dalgalanıyordu filmin başından. bu filmde Norveçin Bayrağı dalgalanıyor Bunu ayırt edemiyor musunuz?. 2.si O yaratık bir kalıp halinde çıkarıldı bu 82 filminde de vardı ve bu filmde o kalıbın nerden geldiği anlatılmış.3. sü yeniden çevirme bir filmde senaryo aynen devam ettirilir ve filmin sonunda herkesin kanına ateşle deney yapılırdı.Ama bu filmde herkesin dişindeki dolguya bakmışlar. 4.sü bu filmin sonunda kurt köpeği kaçıyor ve onu yakalayama çalışıyorlar. Ancak 82 filminin başlangıcını hatırlatırım helikopterdeki Norveçliler o kurt köpeğini Abdlilerin üssüne kadar takip ediyordu. Ancak köpeği öldürüp yakamadıkları için virüs yayılıyordu. Bu film benim hayatımın filmidir. O yüzden beni eleştirecek yön aramasın kimse ben sadece değer verip izlediğiniz şeyleri araştırmanızı tavsiye ediyorum. Hala ukalalık edecek varsa özelden konuşalım siteyi de böyle saçma şeylerle kirletmeyelim.
Alptekin06 23.12.2011 11:10
- bilimkurgu severlr için bire bir flim.sonu için izlenir sadece :)
Yorumcu 16.12.2011 03:48
- Film başka senaryolardan etkilenerek yapılmış gibi. Bana izlerken bana bazı eski bilim kurgu filmlerin sahnelerini hatırlattı. Ama güzel olmuş. 10/6
Benzer Filmler
En Hit Filmler
Autobots Cybertronian uzay aracı, Ay, ve ona ulaşmak ve sırlarını öğrenmek için Decepticons karşı yarış gizli bir öğrenirler.
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
Bir adam ve kız ilişkilerini sadece fiziksel olarak yürütmeyi dener. Ama daha fazla şey istediklerini öğrenmeleri uzun sürmez.
“Titanik”, “Yaratıklar (Aliens)”, “Terminator” filmlerinin efsanevi yönetmeni James Cameron Sinema tarihinde çığır açacak filmi AVATAR ile bir kez daha seyircileri büyülemeye hazırlanıyor.
Üç boyutlu (3D) Sinema tekniklerinde son teknoloji ile üretilen ve “en yüksek bütçeli film” olarak akıllara kazınacak AVATAR 18 Aralık’ta tüm dünya ile aynı zamanda sinemalarda!
Bizleri hayal gücümüzün ötesinde muhteşem bir dünyaya taşıyacak olan film Na’vi adlı yok olmak üzere olan bir halkın yaşadığı Pandora adlı gezegende geçiyor.
Yarı-felçli bir savaş gazisi olan Jake Sully, kendilerine özgü dilleri ve kültürü olan, barış ve doğa ile örtülü bir çevrede yaşayan Na’vi halkının arasına gönderilir.
Askeri bir şirket uzaktaki bu gezegeni ve barındırdığı kaynaklaro incelemek üzere AVATAR adlı bir program oluşturmuştur. Bu program ile insanlar genetic mühendislik sonucu yarı insan yarı Na’vi haline getirilir ve misyoner olarak Pandora’ya gönderilirler.
Botanist Dr Grace Augustine (Sigourney Weaver) ile programa gönüllü olarak katılmış Jake’in bedenlerinin Avatar’I yaratılacak ve böylece Jake’e de felç olmuş bedenini başka bir formda kullanma şansı verilmiş olacaktır. Na’vi halkından Prenses Neytiri ile tanışan Jake, kendisini Pandora’ya gönderen tehlikeden bu halkı savunurken bulur.
Yabancısı olduğumuz bu yeni dünyaya Jake Sully isimli, tekerlekli sandalye mahkum kalmış bir gazinin gözünden bakıyoruz. Fonksiyonlarını kaybeden bedenine rağmen içinde halen savaşçı bir ruh barındıran Jake, dünyanın enerji krizini çözmeye yetecek kaynaklara sahip olan ve bu kaynakları araştırmak üzere bir birliğin çalıştığı Pandora isimli gezegene ışık yılı yolculuğu yaparak asker olarak gönderilir. Pandora’daki atmosfer toksik olduğu için Avatar isimli program oluşturulur; bu programa göre insan “operatörleri”nin bilinçleri avatar isimli uzaktan kontrol edilebilen ve öldürücü etkisi olan hava koşullarında yaşam sürdürebilmeyi sağlayan biyolojik bedene bağlanır. Bu avatarlar insan DNA’sı ile Pandora’nın yerel halkı Na’vilerin genlerinin birleştirilmesiyle oluşur.
Jake kendi avatarında yeniden doğduğu halde yürüme yetisini de geri kazanır. Gezegendeki değerli enerji kaynaklarını elde etmelerine mani olarak görülen Na’vi halkının arasına sızmakla görevlendirilir. Fakat güzel bir dişi Na’vi olan Neytiri, Jake’in hayatını kurtarır ve bu her şeyi değiştirir. Neytiri’nin kabilesi tarafından kabul edilen Jake, onlardan biri olmayı tabii kaldığı bir çok test ve macera sonrasında öğrenir.
Jake ve gönülsüz eğitmeni Neytiri arasındaki ilişki zamanla derinleşir ve böylece Na’vi halkna sayı duymayı, sonunda da onlar safhında yer almayı tercih eder. Yerli Na’vi halkına destansı ve evrenin kaderini belirleyecek bir savaşta liderlik edecek ve böylece kabul görmesini sağlayacak son sınavı da verip veremeyeceği belirlenecektir.
Avrupa sinemasının en yeni örneklerinden biri olup çok satan bir kitapdan filme uyarlanmıştır. Filmin kişinin kendi ağzından özeti şöyle: “Adım Laura. 19 yaşındayım. Filoloji öğrencisiyim ve eğitim masraflarımı ödemek için fahişelik yapmak zorunda kaldım. Bu durumda olan yalnız ben değilim. Sanırım benim durumumda olan 40 binden fazla kız öğrenci var. Her şey garip bir şekilde, nerede biteceği ve bu işin hesabını kendime nasıl vereceğimi düşünmeden başladı. Ağzımda gümüş kaşıkla doğmadım. Hiçbir zaman lüks ve refah içinde yaşamadım. Ama bu yıla kadar da herhangi bir şeyin eksikliğini de duymadım. Öğrenme isteğim ve üniversite yıllarımın yaşamımın en güzel ve sorunsuz yılları olacağına dair inancım vardı. Üniversite hayatımın ilk yılının tam ve gerçek bir kabusa dönüşeceğini hayal bile edemezdim
Son Yorumlar
bekledigim kadar iyi degildi, ama ben beklentimi cok yuksek tutmustum. uzun zamandır fragmanlarini felan takip ediyordum. romantik film sevenler izlemeli bence. vakit kaybı olarak düşünmüyorum yani.. 10 üzerinden 7 veririm.
izlenmesi gereken iyi süper flim
(ayrıca admine teşekürler site pclerdeki sıkkullanıların 1. sırasını hakeden bir site)
Etiketler
































