Film Said-i Nursî'nin 40-70 yaş arasındaki dönemini anlatacak
1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz(babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuş)yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor)okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü.Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini. Evin yanaşmaları,küs teyze(Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan müthiş bir babaanne(Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler).Düşünsenize hepsi bağırarak ve hep bir ağızdan konuşuyor. Sadık Uğruna savaştığı bir Türkiye’ye ve terk ettiği sevgilisiyle ve kendiyle kasabada yüzleşirken; çocuk, dedesinin ve babasının arasındaki tüm buzları eritecektir
Kırmızı bültenle aranan ve ismi fenomene dönüşen radikal dinci bir örgütün lideri Deccal kod adlı suçlunun Amerika’da yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika’ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.
Adnan Menderes’i Yassıada’dan kurtarmaya kalkan köyün ‘en akıllı delisi’ Baradan 100.000 kibrit çöpü bulup eczalarından bomba yapmayı planlar. Hedefi bir deniz altı dehlizinden geçerek bombayı Yassıada’da patlatmaktır. Çıkan kargaşada Menderes’in de aynı dehlizden kaçacaktır.
1990’ların ilk yarısında, bir avuç gazeteci Diyarbakır’da yaşanan insan hakları ihlallerini dünyaya duyurmaya çalışmaktadır. 18 yaşındaki Nazım her gün gazete bürosunu açar, ortalığı temizler, gazete dağıtımıyla uğraşır. Hafız, beş köylünün kaybolması olayını araştırırken bir çetenin izlerine rastlar. Gazete bir yandan teknik olanaksızlarla uğraşmakta, bir yandan da yaptığı cesur haberler yüzünden çeşitli engelleme girişimleriyle karşılaşmaktadır. Tehditlerin ve saldırıların artmasının ardından geceleri büroda kalıp nöbet tutmaya gönüllü olan Nazım, gündüzleri de gazeteciliği öğrenmeye çalışmaktadır. Gazetenin Diyarbakır’da bayilere dağıtılmasının da engellenmesi üzerine, gazete ekibinin okurlara ulaşmak işin yepyeni yöntemler bulması gerekecektir.
Kasabasını kurtarmaya çalışan halkın ve ona önderlik eden gazeteci Metin'in (Serkan Altunorak) mücadelesini ve bu mücadelenin iniş çıkışlarını sıcak ve renkli insan öyküleriyle anlatıyor. Çekim mekanı olarak kullanılan Hasankeyf'i suların nasıl yutacağını gösteren digital efektlerin yanı sıra iddialı aksionel efektlerin de yer aldığı filmde, doğunun sert gerçeği, yörenin büyülü görüntüleri ve kendine özgü romantizmiyle birleştiren sahneleri dikkat çekiyor.
Film Said-i Nursî'nin 40-70 yaş arasındaki dönemini anlatacak
Orhan Kemal'in başyapıtı '72. Koğuş' insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikayesidir...1940'lı yıllar, II. Dünya Savaşı'nın etkisindeki Türkiye'nin kıtlık yılları. Cezaevinin 72 nolu koğuşunda çeşitli suçlardan yatan Adembabalar...İnsan insanın kurdudur dercesine, acıları, insanlığa özlemi, hayata dair düşleri, onuru, aşkları ve kavgaları içerisinde dipsiz bir çukurun içini görüyoruz.
En yakınını üç kuruşa satabilecek kadar alçalmışların ve üç kuruşunu sonuna kadar paylaşabilenlerin dünyasıdır bu çukur.
72. Koğuş bir insanlık öyküsüdür ve kaybettiğimiz değerleri bir tokat gibi yüzümüze anımsatır.
Saçma bir kanunu kör bir inatla uygulayan bir küçük memur.Bu saçma kanun karşısında ilk defa tevekkülle boyun eğmeyen genç bir adam.Kanun zedelerin,yalnış kanunlar karşısında hakkını kim koruyacak?
12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından, fikirlerinden ötürü tutuklanan Nuri İlker (Serhan Yavaş) isimli yazar, ülkenin o dönemde içinden geçtiği talihsiz ve 'hoyrat' günlerden fazlasıyla nasibini almış, ağır işkenceli sorgularda kalmış ve pek çok kapalı cezaevinde yıllarını geçirmek durumunda kalmıştır. Cezasını tamamlamasına dokuz ay kalaysa, 'iyi halinden' dolayı Gökçeada Yarı Açık Cezaevi'ne sevk edilir. Bu durum, görünüşte onun için olumlu bir gelişme olsa da, Gökçeada onun yaşamının son derece önemli bir yeri olacaktır. Cezaevinin 'yarı açık' yapısı nedeniyle alışmadığı kadar farklı bir yaşama başlayan Nuri, kısa zamanda bu yeni duruma ayak uydurmaya başlasa da, cezaevinin siyasal olarak karşıt görüşlü müdürü Halim Özay'la (Turan Özdemir) ilk anlardan itibaren başlayan gerginlik yaşar. Nuri'nin yaşamında belki de ilk kez tattığı bir duyguyla, üzüm bağlarındaki çalışmalar sırasında Sumru Özay'a (Pelin Batu) aşık olur.
Halim'le sekiz yıldır evli olan Sumru'nun dramı da Nuri'ninkine benzer. Çünkü Sumru hiçbir zaman kocasını sevememiş, onunla dünyaları ve fikirleriyle yaşamı yorumlayışları hep apayrı olmuştur. Aralarındaki yaş farkı ve bir de bunun üzerine, Halim'in iktidarsızlığıyla çocuksuz kalışları eklenince evlilik Sumru için bir azaba dönüşmüştür. Halim'in durumuysa farklıdır. Halim, ilk günden beri Sumru'ya tutkuyla bağlı ve ama ona hiçbir zaman erişememenin acısını yaşar.
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
sherlok holmes tr dublaj cıkmıs valla sizden 720p nette ilkini bekliyorum tskurler......
bekledigim kadar iyi degildi, ama ben beklentimi cok yuksek tutmustum. uzun zamandır fragmanlarini felan takip ediyordum. romantik film sevenler izlemeli bence. vakit kaybı olarak düşünmüyorum yani.. 10 üzerinden 7 veririm.
izlenmesi gereken iyi süper flim
(ayrıca admine teşekürler site pclerdeki sıkkullanıların 1. sırasını hakeden bir site)

































