Ütopik bir Türkiye resmi çizen filmin senaristliğini ve yönetmenliğini Mustafa Kenan Aybastı üstlenirken, Mert Fırat, Levent Ülgen, Cezmi Baskın, Metin Coşkun, Fırat Tanış, Altan Gördüm, Suna Selen, Aytaç Arman gibi isimlerden oluşan geniş bir oyuncu kadrosu filmi sırtlıyor. Yapımın müziklerinde ise Cahit Berkay, Akın Eldes, Emin İgüs, Ayşe Tütüncü, Volkan Akkoç gibi isimlerin kolektif imzası var. Devrimden Sonra , Bağımsız filmlerin ve bağımsız yapımların gösterimini üstlenen Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nin ortaya çıkarttığı bir yapım.
Godwill, çocukluğunda beri Tanrı’nın seçilmiş insanı olduğuna inanmaktadır. Doğduğunda Nijerya'daki köyünün ihtiyarları böyle demiştir. Seçilmişlik inancı onun her davranışını belirler. İnsan kaçakçılarının eline de bu yüzden düşmüştür. Şimdi İstanbul'un Tarlabaşı'nda, çeteler, uyuşturucu şebekeleri ve transvestitler arasında çalışarak para biriktirmekte, kaçak gideceği Paris'te biricik aşkına gönlünü açacağı günü beklemektedir. Çevresi onun gibi Avrupa'ya gitme hülyaları kuran kaçak Afrikalılarla doludur. Tam kaçma gününün arifesinde tüm parası çalınınca, bunun da Tanrı'dan bir mesaj olduğunu düşünür… .
Bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünün peliküle aktarıldığı filmin başrollerinde Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan ve Taner Birsel yer alıyor. Senaryoda Ebru ve Nuri Bilge Ceylan'ın yanı sıra Ercan Kesal'ın da imzası var.
Bu sene Cannes'da Altın Palmiye için yarışan film, Nuri Bilge Ceylan'a Uzak ve Üç Maymun zaferlerinden sonra Cannes'da Büyük Jüri Ödülü'nü de kazandırdı.
Bir gece yarısı, arkadaşlarının işlettiği barda son biralarını içip eve dönecekken içeri giren beş kişilik bir grup tarafından silahla alıkonulurlar. Elleri, ayakları, ağızları bağlanan gençler sabaha kadar dayak, işkence ve tecavüze maruz kalırlar. Kendilerini alıkoyan grubun görünürde hiçbir amacı yoktur. Yaşları 20 ile 45 arasında değişen bu grup, hayatlarında eksik kalan her şeyin hesabını hiç tanımadıkları bu gençlerden çıkartırlar. Bu filmde 18 yaş sınırı vardır
Efe ve Yiğit adında iki genç moda olan mafya dizilerinden
etkilenmeyi abartıp AĞIR ABİ olmayı kafaya koymuşlardır. Ağır Abi
olabilmek için ne yapabileceklerini düşünürlerken, Türkiye’de yaşayan en
acımasız mafya babası olan Abidin Cirit\'in yaşadığı kasabaya gitmeye
karar verirler.
Ufak bir güç gösterisiyle kendilerini Abidin
Cirit\'e kanıtlayan ikili, amaçlarına ulaştıklarını zannederken,
Cirit\'in bir anda tövbe edip kendini alemden emekli etmesiyle
yıkılırlar. Cirit yine de elini ikilinin üzerinden çekmez ve Efe’yle
Yiğit’i tek oğlu olan Sultan’ın koruması olarak görevlendirir.
Sultan\'ın ipe sapa gelmez, aşırı şımarık hareketleri yüzünden gençlerin
başına olmadık şeyler gelir.
İkili kendilerini Sultan yüzünden
başlarına açılan dertten sıyırmaya çalışırken, kendilerini bir anda
Antepli ve Cirit arasında geçen büyük bir intikam savaşının ortasında
bulur.
Filmin oyuncu kadrosunda, Sennur Nogaylar, Halil Taşdemir, Senem Başak, Serhat Turhan, A. Enver Akoğlu, Önder Yalçın, Erdinç Kurt, Sefa Songür, Cenk Dostverdi, Şefik Onatoğlu, Burçak Üzen, Murat Cirit yer alıyor.
Yolculukları sırasında hiç konuşmayan Ruhi ve Nihat, başlarına gelen hırsızlıktan sonra Bodrum Karakolu'na giderler. Nihat? ın kardeşi Ümit, Bodrum? da yaşamakta ve teknecilik yapmaktadır. Beraber O'nu aramaya başlarlar. Tam bulamayacaklarını sandıkları bir anda Kamyoncu Ali devreye girer. Ümit? in oğlu Timur'un, burada, bir pansiyonda kaldığını ve onlara yardım edebileceğini söyleyince, ikili Zagor'un pansiyonuna yerleşir. Timur sorunlu bir tiptir, sıkıntılarını sevgilisi Zeynep'e yükleyip durur. İlerleyen zamanlarda Zeynep ve Ruhi arasında bir arkadaşlık başlar.
Birbirinden ilgisiz ve problemli insanların durağı olan bu pansiyonda, Tekneci Ümit'in fikirleriyle, herkes yavaş yavaş değişmeye başlayacaktır.
Film Said-i Nursî'nin 40-70 yaş arasındaki dönemini anlatacak
Futbol üzerine kurgulanmış bir film gibi görünse de içinde barındırdığı aile ilişkileri, yoksulluk, çaresizlik ve geçmişle hesaplaşmalar nedeniyle naif bir 'kaybetmiş adam' hikayesidir aynı zamanda. Kadrosu ile her karede izleyiciye oyunculuk ziyafeti vadeden bu film, eşini kendi kullandığı arabada yaptığı trafik kazasında kaybetmesi ile bir anlamda hayata küsen bir babanın da öyküsüdür. Maddi sıkıntılardan kurtulmak için babanın başvurduğu ihanet ve gurur öğelerinin yumuşak bir örgü ile iç içe sunulduğu film, varoşlarda yaşanan alt kültürü mümkün olan en sade dille yansıtıyor. Nurettin (Numan Çakır), futbolda parlak dönemler yaşarken geçirdiği trafik kazası sonucu hem eşini hem de geleceğini kaybetmiştir. Onu hayata bağlayan tek neden oğlu Feyyaz’dır (Tolga Sarıtaş). Nurettin, 3. Lige çıkma hayalleri kuran ve başkanlığını gayri işler yapan bir adamın yaptığı (Erkan Can) amatör takımında oynamaktadır Futbolda kale, dramatik bir bölgedir ve çoğunlukla kaleciler saha içinde yalnızlardır. Nurettin’in eniştesi (Menderes Samancılar) bir lunaparkta çalışmakta ve şans oyunları ile makus talihini değiştirmeyi düşlemektedir. Ablası (Nur Sürer) sıradan bir ev kadınıdır. Uzun yıllar sonra Almanya dan gelen Zenoş teyze (Özlem Tekin) Görüntüde uçuk bir 3. kuşak Almancı gibi görünse de sıcaklığı ile evde eksik olan rengi tamamlayacaktır. Ünlü futbolcu Ümit Karan, Zenoş teyzenin Almanya’dan çocukluk arkadaşıdır. Kale korunması gereken bir yapıdır. Kale düşerse kent de düşer. Kaledeki yalnızlık filmi, izlendikten sonra izleyicide olumlu duygular yaratacak ve büyük şehir koşuşturmasında unuttuğumuz pek çok insani değerleri yeniden anımsatacaktır. Filmi izlediğinizde TERS KÖŞE olacaksınız.
1980 darbesinde annesini kaybeden küçük Deniz(babası o dönemde bir çok erkek çocuğa verilen ismi koymuş)yedi yıl sonra hiç görmediği dedesinin Ege’deki çiftliğine doğru bir yolculuğa çıkar. Deniz’in dedesini hiç görmemesinin nedeni dedesiyle babasının yıllardır küs oluşudur. Hüseyin Efendi (Çetin Tekindor)okumaya diye gönderdiği oğlunun politik olaylara karıştığını öğrenince onu evlatlıktan silmiştir çünkü.Sadık’ın her şeye rağmen baba evine geri dönüşünün nedeni Deniz’den ayrılmak zorunda oluşudur; küçük oğlunu babasına emanet edecektir. Kelimenin tam anlamıyla Deniz bu çiftlikte hafif tatlı kaçık bir ailenin ortasında bulur kendini. Evin yanaşmaları,küs teyze(Şerif Sezer), traktör kullanan ve telsizle konuşan müthiş bir babaanne(Hümeyra), bileğinden boğazına kadar bilezikle dolaşan gelin Hanife (Binnur Kaya) ve saf bir amca (Yetkin Dikinciler).Düşünsenize hepsi bağırarak ve hep bir ağızdan konuşuyor. Sadık Uğruna savaştığı bir Türkiye’ye ve terk ettiği sevgilisiyle ve kendiyle kasabada yüzleşirken; çocuk, dedesinin ve babasının arasındaki tüm buzları eritecektir
Çocuk tecavüzcülerini öldüren bir katilin izinde adalet kavramının sorgulandığı filmde, iki deneyimli dedektif Abbas ( Uğur Yücel ) ve ' Akrep ' Celal ( Kenan İmirzalıoğlu ) bir seri katilin peşine düşerler. Katilin kurbanları aftan yararlanıp çıkan sübyancılardır. Eldeki ipuçları askerden dönen Ensar'ı ( Nejat İşler ) işaret etmektedir.
Celal, karısı ve çocuğuyla mutsuz hayat sürmektedir. Abisi Cemal’le birlikte ortak oldukları elektrik dükkânında da işler pek parlak değildir. Abisiyle tek eğlencesi Samsun’da pavyona gitmektir. Pavyonda çalışan Sibel Ceylan’a olan aşkı Celal’in başına dert açacaktır. Celal’in karısı Sevilay, Almanya’da yaşayan babasının gönderdiği paraları biriktirerek saklamaktadır. Bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek bir plân yapan Celal’i sürprizler beklemektedir.
Çırağı rehin alınan Eflatun, bu emir karşısında vezirin bir grup silahlı adamıyla birlikte Anadolu bozkırlarına doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Yolda rastladığı köle kızı Leyla'yı acıyarak yanına alan Eflatun, taht kavgasının ortasında bir yandan varolma mücadelesi verirken diğer yandan da bu güzel köle kız ile gizliden gizliye bir aşk yaşamaya başlar. Verdikleri kayıplara rağmen şehzade Danyal'ın hapsedildiği kaleye vardıklarında grubu büyük bir sürpriz beklemektedir.
Kavganın ve aşkın imparatorluğunda hayatta kalma savaşı veren Eflatun ve Leyla, hayalle gerçeğin harmanlandığı bu büyülü masalda kendi cennetlerini yaratırlar.
İzmir Eşrefpaşa’dan gelip İstanbul’a yerleşmiş iki dosttan biri olan Tayyar (Hüseyin Soysalan), güç ve iktidar tutkusu ile büyük bir mafya lideri olurken; Davut (Turgay Tanülkü), küçük mahallesinde namusuyla kahvesini işletmektedir. İkisi de aynı kadını sevmiştir fakat Madam Eleni (Sermin Hürmeriç) Davut’u sevmesine rağmen Tayyar ile evlenmek zorunda kalmıştır. Bir de kızı Duygu (Deniz Özpınar) dünyaya gelir. Fakat Tayyar, Madam’ın gönlünün Davut’ta olduğunu bildiğinden bunu sindiremeyip kızı ile birlikte Madam’ı ortada bırakır. Tayyar bir şekilde intikam alacaktır ve bunu Davut’un evlatlığı Nusret’i (Burak Tarık) kendi yoluna çekerek yapacaktır. Mahalle kabadayısı Nusret ise bir tarafta sevdiği kız, sevdiği insanlar; diğer tarafta ise para ve saltanat arasında kalır. Bu iki dünya arasında bocalarken mahallenin metruk camisine bir Hoca (Sinan Taymin Albayrak) tayin olur ve olayların seyri değişmeye başlar…
Karagöz ve Hacivat inşaatta çalışan iki ameledir. Her ikisinin de birbirlerini ve çevredekileri eğlendirme konusunda doğal bir yetenekleri vardır. İnsanlar tarafından ne kadar komik oldukları keşfedilince şehrin ileri gelenlerinin de katıldığı çeşitli toplantılara ve eğlencelere davet edilirler ve bir anda ünlü olurlar. Bu şöhret onların düşüşlerinin de başlangıç noktası olur.Olaylar 14. yy'da Bursa şehrinde geçer. Şehir, artık son dönemlerini yaşamakta olan Bizans-Hıristiyan İmparatorluğu'nun elitleri ile yeni gelen göçebe ve İslam topluluklarının beraber yaşadıkları bir yerdir. İktidar mücadeleleri ve şiddetin kıyasıya yaşandığı bir ortamda mizah da tehlikeli bir uğraştır aslında. Böyle bir ortamda Karagöz ve Hacivat'ın her gösterisi izleyen seçkinler için bir tehdit unsuru haline geldikçe bu durum komedyenler için de yavaş yavaş bir tehlike haline dönüşür. Karagöz ve Hacivat'ın komedi anlayışları sadece söze dayalı değil, aynı zamanda görsel ve fiziksel unsurlar da taşımaktadır. Konuşmaya başladıkları anda doğal yetenekleri ortaya çıkar ama sözlerini sakınmadıkları bu sınır tanımaz doğal yetenekleri, içerdiği hiciv ve alaydan dolayı insanlarda büyük bir rahatsızlık yaratır. Onlar klasik anlamdaki kahramanlar değillerdir artık. Ne etraflarındaki diğer ameleler tarafından, ne de kendilerini eğlencelerine davet eden seçkinler tarafından sevilirler.Kahramanlarımız filmin tüm hikayesinin geçtiği birkaç aylık süre boyunca rastladıkları herkesle eğlenme fırsatı bulurlar. Bu da onların trajik sonlarını hazırlar...
Film, bir Yeşilçam aktörü olan babasına tıpatıp benzeyen Ömer’in bugünkü yaşamını konu alıyor. Ömer’in, 6 yaşında küçük bir kız çocuğu olan Asu ile yollarının kesişmesi ve kızın onu gerçekten uzay kahramanı “Kaptan Feza” zannetmesi ile başlayan senaryo aslında bir mafya tetikçisi olan Ömer’in küçük kızın masumiyetini ve hayallerini yıkmamak için bir uzay kahramanı gibi davranması ile devam ederek, 24 saat içinde gerçekleşen dramatik bir hikâyeyi anlatıyor.
Deli Dumrul (Emir Benderlioğlu), İstanbul’un Kurtlar Kuşlar Alemine meydan okumuş ve oyuna getirilerek hapse düşmüştür. İçerde hayatının zindana döneceğini düşünürken, ruh dünyasında derin tesirler meydana getirecek olan gönül erlerinden İhsan Bey (Bulut Aras) ile tanışır. Hapiste Dumrul ile İhsan Bey’in en has talebesi ve manevi evladı Alperen ( Orhan Bıyıklı) arasında sıkı bir dostluk başlar. Deli Dumrul’u, gönül eri İhsan Bey’i ve yiğitlik timsali Alperen’i uğradıkları iftiralardan aklayıp kurtaracak kişi ise Başkomiser Semih’tir( Mesut Çakarlı). Önce İhsan Bey ve Alperen, ardından da Deli Dumrul aklanarak tahliye olur. Tefeci Salim’in elinden kan kusan mahallelinin tek umudu Deli Dumrul’dur. Dumrul’un tahliye haberi ezilen, sömürülen mahalleliye özellikle de Vildan’a (Perihan Savaş) bayram havası yaşatır. Artık kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacaktır. Çünkü; yalana, dolana, talana, hırsıza, arsıza, yolsuza, laine ve haine.. ve de cümle haşerata HOP DEDİK! diyen Deli Dumrul artık özgürdür. Deli Dumrul’u yeni serüvenler beklemektedir. Kavgalar, sevdalar, çoğu zaman kahkahalarla izlenen neşeli olaylar.. kimi zaman da insanın yüreğini sızlatan duygusal anlar... İhsan Bey’in etrafında kümelenen bir avuç gönüllü fedakar Anadolu insanı vardır. Yabancı istihbarat servislerinin elinde taşeron firma haline gelen ve Bir Numara olarak bilinen Maça Beyi (Erdal Cindoruk) ise sinsi bir plan içindedir. Maça Beyi’nin babası olduğunu henüz bilmeyen ?... ise tüm bunlardan habersiz babasının başında bulunduğu karanlık yapıyı çökertmek için mücadele vermektedir. Mücadelenin baş kahramanı İhsan Bey, bir gece kumpasa düşürülerek öldürülür. Başkomiser Semih ve Emniyet Müdürü Yavuz Türk (Sabri Özmener), olayı tezgahlayan yapıyı deşifre etmek için büyük bir operasyon başlatır. Dumrul da artık emniyette gizli görevli olarak operasyonlara müdahil olmuştur. Bir Numara Maça Beyini yakalamak için başlatılan operasyon sırasında Başkomiser Semih şehit edilir. Semih’in biricik kızı Feyza ise artık Dumrul’a emanettir. Yoğun bir mücadele ortamında kendini bulan Dumrul ile Komiser Zeynep arasında bir türlü itiraf edemedikleri gizli ve tatlı bir aşk başlamıştır. Ne var ki; kirli eller tarafından Dumrul’un Vatan sevdasına sıkılan kurşun, bu kez gönül sevdasına sıkılacaktır.
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
sherlok holmes tr dublaj cıkmıs valla sizden 720p nette ilkini bekliyorum tskurler......
bekledigim kadar iyi degildi, ama ben beklentimi cok yuksek tutmustum. uzun zamandır fragmanlarini felan takip ediyordum. romantik film sevenler izlemeli bence. vakit kaybı olarak düşünmüyorum yani.. 10 üzerinden 7 veririm.
izlenmesi gereken iyi süper flim
(ayrıca admine teşekürler site pclerdeki sıkkullanıların 1. sırasını hakeden bir site)











































