Karateciler bir kuşak için mücadeleye girerler ve ortaya kanlı sahneler çıkar.devamında olanlar bizi çok şaşırtacaktır.filmde sokak dövüşlerini aratmayan sahneler vardır.
Atina Olimpiyatları yaklaşmakta ve Güney Kore her spor dalından altın madalya beklemektedir Olimpiyatlarda Güney Kore'nin kadın sporcuları, görmezden gelinen ve ciddiye alınmayan hentbolcular dışında, büyük başarılar sergiler Hentbol takımından ise kimsenin ümidi yoktur Birbirine tezat kadınlardan oluşan bu takım, kişisel farklılıkların ve zorlukların üstesinden gelip altın madalyaya ulaşabilecek midir?
Hayallerinden Asla Vazgeçme! Alexis Winston şampiyon bir patenci olmayı düşleyen genç bir kızdır. Pratik yaparken Alexis bir kaza geçirir ve görme gücünü kaybeder. Bu onun hayallerini alt üst etmiştir. Kendisi için üzülürken birden karşısına genç ve yakışıklı Nick çıkar ve Alexis’e hayallerini gerçekleştirmesi için yardım eder.
Almanya, 1936 yazı: Çocukluk günlerinden beri arkadaş olan Toni ve Andi özellikle bir dağla, “ölü taraf” olarak da bilinen kuzey tarafı daha fethedilmemiş Eiger Dağı’yla ilgilenmektedir. İki arkadaş hala yapabileceklerine ikna olmuştur ve eğer başarırlarsa yalnızca özlemini duydukları toplumsal takdiri kazanmakla kalmayacaklar, Olimpiyat altın madalyasına da göz kırpacaklardır.
Kuzey tarafının yamacındaki hazırlıkları sırasında Toni’nin sevdiği ilk kadın Luise’le karşılaşırlar. Bir gazeteci olan Luise, sadık Nazi muhabiri Arau’yla birlikte Toni ve Andi’nin denemelerini haber yapmak için buradadır. Aralarındaki ateş yeniden alevlenmiştir, ama Luise Arau’ya karşı da bir çekim hissetmektedir. Toni, Avusturyalı Willy ve Endi’yle tanışacakları kuzey tarafına Andi’yle birlikte tırmanmaya başladığında umutsuzluk içindedir.
Başta her şey iyi gider ve hızlı bir ilerleme kaydederler. Eiger’ın yamacındaki Grand Hotel’in terasında bulunan seyirciler, uluslararası basın ve sonunda Toni’nin kendisi için tek erkek olduğunu anlayan Luise dört dağcıyı teleskoplarından hevesle izlemektedir.
Ama dağcılar için işler kontrolden çıkmaya başlar: Hava değişmiş ve Willy yaralanmıştır. Birden, yine dağ kazanacakmış gibi görünür. Ve kuzey tarafında hayatta kalmak için dramatik bir savaş verilirken Luise de hayatının aşkını kurtarmak içini yola çıkar. Zamana ve doğanın güçlerine karşı bir yarış başlamıştır.
1956’lı yıllar, soğuk savaşın en soğuk yılları ve Macaristan politik açıdan Sovyet imparatorluğunun hükümdarlığı altında. Ama Macaristan aynı zamanda bir süper güç, Milli su topu takımı yenilmezliğini sürdürüyor. Komunist hareketler Macaristan halkının günlük yaşantılarının üzerine kara bir bulut gibi çökerken, takımın yıldız atletleri ulusun patlayan kahramanlarıydı. Onlar günümüz rock starları gibi ceplerinde para şıngırtıları ve her birinin kolunda güzel bir kızla yaşamaktaydılar.
Peter ve Annie dağcılık konusunda uzman iki kardeştir.Babalarını bir kaza sonucu kaybetmelerinden sonra Annie babasına daha yakın olacağını düşündüğü için dağcılığa devam edeken,Peter fotoğrafcılığa başlamıştır.Yıllar sonra iki kardeş K2 dağının ana kampında karşılaşırlar.Annie dağa tırmanmak isteyen ünlü zenginlerden John Vaughn'un ekibindedir.Ekip tırmanışa geçtikten kısa bir süre sonra hava bozmaya başlar.Fakat vaugh geri dönme çağrılarına uymaz ve teklif ettiği para ile dağcıları ikna eder.Ancak beklenen olur ve dağcılar dağda mahsur kalır uzun süredir tırmanış yapmayan peter ekibini toplar ve başta kardeşi olmak üzere herkezi kurtarmak zorunda kalır.Ama bu kolay bir iş olmayacaktır
Bu normal bir futbol maçı değil. Bu bir savaş! Savaş alanı Paris'te işgal edilen bir stadyumdur. Ordular: Alman yıldız takımı POW müteffiklerine karşı. Amaçları ise yahudi ırkından olmayanların üstünlüğünü kanıtlamaktır. Tahmin edin, kim kazanır ? Daha iyisi kim maçı bir kaçış yolu olarak kullanır? Sylvester Stallone, Michael Caine ve Max von Sydow bu gerilim dolu
Ama amigo kızlar greve gidince altın madalyayı evlerine ürme hayalleri tehlikeye düşen takım liderleri ilk kez birlikte çalışmaları ve kazanmak için ellerinden geleni yapmaları gerektiğini anlarlar.
İlki 2000 yılında çekilen ve başrollerini Kirsten Dunst ile Eliza Dushku’nun paylaştığı gençlik komedisi Bring it on dördüncü filmiyle sürüyor. Bu filmde de birbirinden güzel amigo kızlar ve oldukça dinamik neşeli müziklerle dolu…
Bu iki yenilmez şampiyonun bulunduğu hapsanede, mafyanın ve devletin en stratejik noktalarında sıkı bağlantıları olan, yaşlı bir boks hastası bulunmaktadır.. Bu yüzyılın boks maçını organize etmek ve iki şampiyonu ringe çıkarmak için gerekli adımların atılması yönünde emir verir..
Artık iki yenilmez arenaya çıkmak için hazırdır…
Eskiden başarılı bir basketbol oyuncusu olan Ken Carter, mezun olduğu Richmond Lisesinden gelen koçluk teklifini kabul eder. Koç Carter oyuncularının sahada kazananlar olmasının yanında, sınıflarında da çok başarılı olmalarını istemektedir. Bundan dolayı tüm oyuncularını, ortalamalarını 2.3'ün üzerinde tutacaklarına, sınıfta en ön sırada oturacaklarına ve tüm derslere gireceklerine dair bir sözleşme imzalamaya zorlar. İş disipline geldiği zaman koç Carter tamamen acımasızdır, kondisyonun ve defansın her zaman hücumdan önemli olduğunu savunmuş ve takımını da bu yönde çalıştırmaya başlamıştır. Programı işlemiştir, takım sezona müthiş bir başlangıç yapmış ve her şey çok iyi gitmektedir. Ta ki oyuncuların akademik ilerleme raporları gelinceye dek...
Onun yerini tutması düşüncesiyle takıma alınan Willie Beaman, hırçınlıkları ve yaşadığı talihsizlikler nedeni ile kariyerini, bir türlü üst seviyelere taşıyamamıştır. Eline geçen bu fırsatın, son şansı olduğunun bilincinde olan Willie, arka arkaya başarılar elde edince hem takım için hem antrenör Tony için işler biraz olsun yoluna girmeye başlar.
Emektar Tony için de yaşanan bu olaylar, kendisini sorgulamasını sağlayacaktır. Willie'nin dışında bu sorgulamaya neden olan bir başka etken de, takımın sahibinin ölmesi sonucu onun yerine geçen kızı Christina'nın, takımın başarısı için hiç alışık olmadıkları yollar denemesi olacaktır.
34 yaşında ölümünden önce 3 kez Formula 1 şampiyonluğu elde etmiştir. Brezilyalı efsanevi yarışçı Ayrton Senna üzerine kurulu bu belgesel, Senna’nın 80’lerin ortasında başladığı Formula 1 kariyerini ve en güçlü düşmanı Fransa Dünya Şampiyonu Alain Prost ile mücadelesini anlatırken siyasetin spora getirdiği zorluklara da değiniyor. Senna, rakiplerini tek tek alt edip Formula 1’i fethederken uluslararası bir süperstar haline gelir. Özel hayatında ise alçakgönüllü, biraz utangaç ve memleketi Brezilya’ya milyonlar bağışlayacak kadar vatanseverdir. 1994 yılında yarış esnasında virajı dönemeyip beton duvara çarpan Senna, direksiyon milinden kopan bir kaynak parçasının kaskı delerek başına saplanması sonucu 34 yaşında hayatını kaybetti. Senna, tüm zamanların en iyi yarış pilotu olarak gösterilmektedir.
Rüyaların gerçek olması için hiç bir zaman geç olmadığını kanıtlayan bir beysbol coach'unun öyküsü... Jim Morris parlak bir beysbol oyuncusuyken omzundan ağır biçimde sakatlanarak emekliye ayrılmak zorunda kalır. Evlenip çoluk çocuğa karışan Morris küçük bir kentte kimya öğretmenliği ve beysbol antrenörlüğü yapmaya başlar. Morris'in çalıştırdığı kaybetmeyi adet edinmiş, vasatın çok altında bir takımdır. Oysa Morris sakatlanınca yarım bırakmak zorunda kaldığı bir işi bu takım ile tamamlamayı hayal etmektedir.
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
sherlok holmes tr dublaj cıkmıs valla sizden 720p nette ilkini bekliyorum tskurler......
bekledigim kadar iyi degildi, ama ben beklentimi cok yuksek tutmustum. uzun zamandır fragmanlarini felan takip ediyordum. romantik film sevenler izlemeli bence. vakit kaybı olarak düşünmüyorum yani.. 10 üzerinden 7 veririm.
izlenmesi gereken iyi süper flim
(ayrıca admine teşekürler site pclerdeki sıkkullanıların 1. sırasını hakeden bir site)











































