When radio talk show psychiatrist, Dr. Sonny Blake, moves back to her hometown, she takes notice of her neighborhood paper boy's unusual behavior.
Bir gece yaşamları korkunç bir olayla altüst olur. Provadan çıkan Laura ağır bir cinsel saldırının kurbanı olur. Karısının durumunu öğrenmek için telaş içinde hastanede bekleyen Will’in yanına iyi giyimli bir adam (Guy Pearce) gelir ve ona sessizce, bu olaydan sonra, çifti duygusal olarak çok yıpratacak olan adli süreci yaşamak yerine, adaleti derhal yerine getirmeyi teklif eder. Bir çılgınlık anında çabuk karar vermesi gereken Will bu teklifi kabul eder ve yasal olmayan yollardan düzen sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içine düşüverir. Olaylar gitgide daha korkutucu ve tehlikeli bir hal almaya başlar.
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen'a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık'ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma'da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse?
Gary Oldman, Tom Hardy, Colin Firth, Mark Strong gibi güçlü bir kadroya sahip olan film, ünlü polisiye yazarı John Le Carre'nin aynı isimli romanından uyarlandı. Soğuk savaş sonrası İngiliz istihbarat örgütü içinde yaşanan bir köstebek avını anlatacak olan film; örgütün iç çatışmalarını, hesaplaşmalarını, müthiş entrikaları, devletler arası değiş-tokuşları, üstte ve altta var olan ilişkileri, stratejileri gözler önüne serecek.
A secret hidden for centuries releases a deadly zombie assault on an unsuspecting group of friends. The group must overcome the ravenous evil as they seek: answers, freedom, and safety.
Jay (Neil Maskell), rahat bir banliyö evinde dediğim dedik ve alıngan sarışın eşi Shel (MyAnna Buring) ve uyku vakti geldiğinde zırhlı arabaların Irak, Afganistan ve Bağdat'taki pusuları hakkında hikâyeler dinlemek yerine babasıyla şövalyecilik oynamayı tercih eden yedi yaşındaki oğlu Sam ile birlikte yaşayan eski bir asker. Sekiz ay önce Irak'da geçirdiği kaza sonrası evine dönen Jay, ailesi ile ilgili sorunlar yaşamaktadır. Eski bir arkadaşı olan Gal (Michael Smiley) ile buluştuğu bir partiden sonra, Gal'ın kendisine teklif ettiği işi kabul eder. Görev ise, kendilerine verilen üç kişilik listedeki hedefleri öldürmektir.
Gittikçe başladığı türden başka bir yola doğru ilerleyen film ile birdenbire kendimizi doğaüstü meydan okumaların gerçekçi, ahlaki ve politik dayanakları değiştirdiği bir korku filminin içinde buluyoruz. İlk olarak bir ailenin ekonomik nedenlerden dolayı yaşadığı olumsuzlukların anlatıldığı bir aile filminden, 60 ve 70'li yılların Hammer Film Stüdyosu tadında bir filme dönüşüyor. Aklıma hemen herkesin bildiği bir İngiliz filmi olan The Wicker Man geliyor, orada Peter Fonda ve Warren Oates'in kırsal arazide şeytanla karşılaşmaları var. Başlangıçta diyaloglar çoğunlukla muğlâk ve takip etmesi güç, sonra film ilerledikçe film daha karanlık ve daha kasvetli bir hal alıyor, bazı sahneler o denli allak bullak edici ki, ne olup bittiğini anlamanın imkânı yok.
Tipik İngiliz filmlerinin sahip olduğu karanlık ve cesur tavır filmde kendini açıkça gösteriyor. Film genel olarak oldukça zekice kurgulanmış, bazı diyaloglara serpiştirilmiş mizah unsurları çok başarılı ve oyunculuklar da bir o kadar iyi. Ayrıca Jim Williams'ın tedirgin edici müziklerinin de çok iyi olduğunu söylemek gerek. Gerilim ve gerçeklik dolu filmde, yaşanan her şey oyuncuların performansından dolayı oldukça ikna edici. Muhteşem bir özgünlük ve hayal gücüne sahip sinemacı Wheatley, bizi filmin sonunda kurmamız gereken bağlantılarla baş başa bırakıyor.
IMF küresel bir terörist bombalama komplosuna dahil olduğunda kapatılır. Ethan Hunt (Tom Cruise) ve yeni ekibi teşkilatın adını temize çıkarmak için Hayalet Protokol adında gizli bir göreve başlatılır. Yardım almadan, kimseyle iletişime geçmeden ve tamamen gizli olarak...
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
Cem Yılmaz Orkestra Şefi Performansı Sırasında Yaptığı Esprilerle Salondakileri Kahkahaya Boğuyor.
10 Mart 2011 tarihinde Borusan Kültür ve Sanat Vakfının katkıları ile BİFO'yu (Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası) konuk şef olarak ikinci kez yöneten ve izleyenlere unutulmaz bir gece yaşatan Cem Yılmaz ile BİFOnun eğlenceli klasik müzik konseri şimdi DVD'de.
Cem Yılmaz, Gürer Aykal, BİFO'nun başarılı müzisyenleriyle yapılan unutulmaz söyleşiler ve fotoğraf galerisi gibi izlemekten büyük keyif alacağınız dopdolu özel seçenekleriyle bu DVD'yi sakın kaçırmayın.
güzel film











































