İnsanların yaşlanmayı durdurduğu yakın bir gelecekte geçecek olan filmde insanlar 25 yaşından sonra artık daha fazla yaşlanmayacağını ve ölümsüzlüğün sırrına erişildikten sonra yaşananları anlatan bir yapım " parası olanın sonsuza kadar yaşayabileceği bir dünyanın”. Filmde, zamanın altın değerinde olduğu bu yeni dünyada insanlar, ölümsüzlüğün peşinde koşarak hayatta kalma mücadelesine girerler. Bu nedenle, nüfus artışının son haddeye varmasıyla, yeni düzenlemelere girişen insanoğlunun hikâyesi filmde anlatılıyor.
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen'a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık'ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma'da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse?
Bir fosil bilimcisi olan Kate Lloyd (Mary Elizabeth Winstead) hayatının en önemli araştırmasını yapmak için Antartika'nın izole edilmiş bir bölgesine gider. Burada bir Norveçli bilimadamlarından oluşan bir araştırma grubuna katılan Kate, milyarlarca yıldır buzun altında donmuş olarak kalan bir organizma keşfeder. Fakat artık yaratığın uyanma vakti gelmişti.
Gerçekleştirilen basit bir deney esnasında buzu kırıp canlanan yaratık ekibin elinden kaçar. Bilimadamlarının başı olan Dr. Sander Halvorson araştırmaya devam etmekte inat ederken, Kate ekibin helikopter pilotu Carter (Joel Edgerton) ile beraber hareket ederek yaratığın herkesi öldürmesini engellemeye çalışır. Bu boş ve terk edilmiş geniş arazide dokunduğu her şeye bürünebilen uzaylı yaratık, insanları da birbirine düşürecektir....
Hollandalı sinemacı Matthijs van Heijningen Junior'ın ilk yönetmenlik çalışması olan The Thing, 1982 tarihli John Carpenter klasiği olan aynı adlı filmin başlangıç hikayesini beyazperdeye taşıma amacında. Başrollerde ise Mary Elizabeth Winstead ve Joel Edgerton yer alıyor...
1965 yılında üç MOSSAD ajanının görevi, Nazi rejiminin savaş suçlulularını bulup ortadan kaldırmaktır. Aradan otuz yıl geçmiştir. Ukrayna'da eski bir Nazi kalıntısının olduğu ihbarı alınınca ajanlardan biri göreve çağrılır. Amacı kimlik değiştirerek olası şüphelinin gerçek bir Nazi olup olmadığını açığa çıkarmaktır.
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen'a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık'ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma'da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse?
Bir grup fakülte arkadaşı hafta sonu tatilini geçirmek üzere
Louisiana'daki göl evine gelir. Ancak tatilleri köpek balığı saldırıları
sonucu ceheneme döner. Bir süre sonra keşfedeceklerdir ki köpek
balıkları bir kaç yerlinin iğrenç ve açgözlü bir planının
parçasıdır...Özellikle son filmi The Final Destination 3D ve Final
Destination 2 filmlerinin yönetmeni olarak ismini duyuran David
R.Ellis'in yönetmenlik koltuğunda olacağı ve önümüzdeki sene gösterimde
olması beklenen yeni 3D korku projesi 'Shark Night 3D' nin senarist
kadrosunda ise Will Hayes ve Jesse Studenberg'in isimleri var. Filmin
yapımcılığını ise aynı zamanda Hostel serisinin ilk iki filminin Eli
Roth ile beraber yapımcılarından ve şu sıralar serinin üçüncü filminin
hazırlıklarını yapan Mike Fleiss ve Chris Briggs yapıyor.
Sinqua Walls ("Savage County"), Chris Carmack (The Butterfly Effect:
Revelation, Into the Blue 2:The Reef), Alyssa Diaz (Red Dawn) ve Joel
David Moore (Hatchet, Avatar) kadroya katılan ilk isimler oldular.
Önümüzdeki günlerde bu konuda yeni haberler düşecektir. Yönetmen David
R.Ellis'in son filmi The Final Destination 3D olumlu eleştiriler
alamasada aynı serinin ikinci filmi Final Destination 2 ise birçoğumuz
tarafından serinin en iyi filmi olarak değerlendirilmişti. Bu arada
ikinci filmdeki ölüm sahnelerinin oldukça yaratıcı olduğunu söylemeden
geçmek olmaz:). Şu sıralar gösterimde olan Piranha 3D'nin ardından her
şeye rağmen yine mavi sulardaki bu korkutucu 3D deneyimi özellikle bu
tarz severler için heyecan verici olsa gerek.
Çıldırmışlığın ve sapkınlığın sınırlarını zorlayan bir grup genç, Cadılar Bayramı akşamını birlikte bir evde geçirmeye karar verirler. Fakat içinde 100 yıllık bir lanet barındıran evin gizli geçidini yanlışlıkla harekete geçiren gençler için güzel başlayan gece, beklenmeyen misafirlerin sürprizleriyle şölene! dönüşecektir..
Bir vampiri sevdiğinizde, seçim hakkınız kalmaz. Bunun sevdiğiniz kişiyi inciteceğini bile bile nasıl kaçar, nasıl savaşırdınız? Sevdiğinize verebileceğiniz tek şey hayatınızsa, nasıl vermemezlik ederdiniz? Ya onu gerçekten seviyorsanız? Vazgeçilmez bir şekilde bir vampire âşık olmak, Bella Swan için, bir fantezi ve kâbusun gerçeğe karışmasıdır. Edward Cullen'a duyduğu yoğun tutkuyla bir tarafa, kurt adam Jacob Black ile arasındaki derin bağ ile öbür tarafa çekilmiş bir halde, nihai dönüm noktasına ulaşmak için kayıplar ve mücadele dolu çalkantılı bir yıl geçirmiştir. Artık kaçınılmaz bir seçimle karşı karşıyadır; ya ölümsüzlerin karanlık ama çekici dünyasına katılacak, ya da iki kabilenin arasında insan olarak hayatına devam edecektir. Bella artık kararını vermiştir ve kendisini muhtemelen yıkıcı ve anlaşılmaz sonuçları olacak benzeri görülmemiş bir olaylar zincirinin içinde bulur. Önce Alacakaranlık'ta yıpranmış olduğunu, ardından Yeniay ve Tutulma'da da dağılıp koptuğunu gördüğümüz ipler, artık tamamen düzeltilip bir araya gelecek gibi görünüyor. Peki ya bu sonsuza kadar gerçekleşmezse?
Sabah olduğunda kendilerini eski bir mahsende bulan genç kızlar, hiç tanımadıkları bir Japon turistle karşılaşırlar. Kıstırılmış oldukları mahsende onlara ev sahipliği yapacak olan kişi, eski bir cerrah olan Dr. Hieter'dir. Zamanında siyam ikizlerini ayırma konusundaki başarısı ile tanınan doktor, kendi hastalıklı düşlerini üç tutsağı üstünde denemeye kalkacaktır.
Steven R.Monroe yönetmenliğinde 1978 yapımı Day of the Woman ''I Spit on Your Grave''nin yeniden çevrimi 'I Spit on Your Grave. 78 yapımı film; genç bir kadın yazarın sakin ve sessiz nehir kenarındaki evine huzur içinde çalışmasına devam etme ve kitabını yazma amacıyla gitmesi ile start almakta ve buradan itibaren her şey yolunda iken bir anda, tüm gerçekliği içinde barındıran şiddeti ile perdeye yansıyan kareler, huzuru bulmak için gelen genç kadının vahşet ve insanlık dışı muamele ile karşılaşmasını ve sürüp giden eziyetler ve kadının sonradan hepsinin izini bulup tek tek intikam almasını konu edinmekteydi. Filmin 2010 versiyonunda kadın kahramanımız 'Jennifer Hills' karakterini Sarah Butler canlandırıyor. 1978 yılı orijinal versiyonu 'Day of the Woman'da bu karaktere Camille Keaton hayat vermişti. 25 yaşındaki genç aktris Sarah Butler'in filmografisindeki en önemli ve belki de en zor karakterlerden birini oynayacağı yapım olacak 'I Spit on Your Grave'.
Day of the Woman'ın 2010 versiyonunda Sarah Butler dışında oynadığı rollerin altından başarıyla kalkan aktör Andrew Howard ( Devil's Chair, Blood River, Luster), Jeff Branson, Chad Lindberg (Push), Daniel Franzese (Killer Pad, War of the Worlds), Rodney Eastman (Joey in A A Nightmare on Elm Street Part 3: Dream Warriors , A Nightmare on Elm Street Part 4: The Dream Master), Saxon Sharbino ve Amber Dawn Landrum gibi isimleri kadroda görmekteyiz..
Tang Hanedanı hükümranlığı sırasında geçecek dedektiflik filminde Lau,
bir olayı çözmek üzere 8 yıl önce azat edildiği saraya geri çağrılan
polis müfettişi rolünde olacak.
Hark Tsui Dönüyor…
Hong Kong sinemasının duayenlerinden Hark Tsui son yıllarda pek başarılı
filmlere imza atamamanın sıkıntısına Detective Dee and the Mystery of
the Phantom Flame ile son vermek istiyor.
Filmin bütçesi 13 milyon Hong Kong doları.
A western centered on a woman trying to bring her outlaw lover home for his burial.
A single mom and her child are carjacked by a bank robber.
Hızlı ve Öfkeli 5’te Vin Diesel ve Paul Walker, hız üstüne kurulu, patlamaya hazır serinin tüm filmlerinden tekrar bir araya gelen yıldızlar kadrosunda başı çekiyor. Bu macerada eski polis Brian O’Conner (Paul Walker), kanunların karşı tarafındaki eski suçlu Dom Toretto (Vin Diesel) ile ortaklık yapıyor. Dwayne Johnson, en son büyük yarış için geri dönen sevilen isimler, Jordana Brewster, Chris “Ludacris” Bridges, Tyrese Gibson, Sung Kang, Gal Gadot, Matt Schulze, Tego Calderon ve Don Omar’a katılıyor.
Brian ve Mia Toretto (Brewster), Dom’u özgürlüğüne kavuşturduktan sonra, yetkilileri atlatmak için sınırları geçtiler. Şimdi Rio de Janeiro’nun bir köşesinde ortaya çıkıyorlar. Özgürlüklerini kazanmak için son bir işe asılmak zorundalar. Alışılmadık müttefikler, en iyi yarışçılardan oluşan seçkin ekiplerini bir araya getirirken, onların ölmesini isteyen ahlaksız iş adamından kurtulmanın tek yolunun, onunla karşılaşmak olduğunu biliyorlar. Ama onların peşine düşen sadece bu iş adamı değil.
İnatçı federal ajan Luke Hobbs (Johnson) asla hedefini kaçırmıyor. Dom ve Brian’ın izini sürmekle görevlendirilince, onları yakalamak için ekibiyle birlikte kapsamlı bir operasyon başlatıyor. Şimdi Hobbs, başka biri elini çabuk tutup onları yakalamadan önce, avını köşeye sıkıştırmak için içgüdülerine güvenmek zorunda
sherlok holmes tr dublaj cıkmıs valla sizden 720p nette ilkini bekliyorum tskurler......
bekledigim kadar iyi degildi, ama ben beklentimi cok yuksek tutmustum. uzun zamandır fragmanlarini felan takip ediyordum. romantik film sevenler izlemeli bence. vakit kaybı olarak düşünmüyorum yani.. 10 üzerinden 7 veririm.
izlenmesi gereken iyi süper flim
(ayrıca admine teşekürler site pclerdeki sıkkullanıların 1. sırasını hakeden bir site)












































